Azerbaycanda İlk Günler – Dile Alışma

Azerbaycan’ın iyi yanlarından bir tanesi (ki çok fazla iyi yanı olduğunu şahsım adına pek düşünmüyorum) dil konusunda sıkıntı çekilmemesidir. Bu yüzden adapte olması kolaydır ve birçok işinizi bu sayede yardım almadan halledebilirsiniz.

Dil konusunda sıkıntı çekilmez fakat gelir gelmez daha evvel Türklerle bir alakası olmamış bir Azerbaycanlı ile oturup muhabbet edebileceğinizi sanmayın. Anlaşmanız beklediğiniz gibi gerçekleşmeyebilir. Tabiki günlük konuşmalarda herhangi bir problem yaşamazsınız. Türk dizilerinin burada çok seyredilmesi ve çok sayıda Türkün burada yaşaması nedeniyle Azerbaycanlılar türkçeye oldukça alışkındır. Siz onları anlamasanız da onlar sizi genelde anlar. Ama dediğim gibi Türklerle münasebeti olmamış Azerbaycanlılarla oturup sohbet etmek ilk başlarda zor gelebilir.

İlk başlarda bu zorluğun yanında, aynı kelimelerin farklı anlamlarda kullanılması sebebiyle yanlış anlaşılmalar olabilir. Mesela size cuma akşamı (cüme ahşamı) deniyorsa perşembe gününü kastediliyordur. Günleri 1. gün, 2. gün, 3. gün diye söylerseniz daha rahat edersiniz. Saatler konusunda da böyle yanlış anlaşılmalar olabilir. Sekizin yarısı derlerse bu yedi buçuktur. Veya 8 e 10 işlemiş derlerse bu 7 yi 10 geçiyor demektir. Bu konuda dikkatli olmanızda fayda vardır. Sabah kelimesi azericede yarın anlamına gelir. Biri size sabah görüşelim derse sabah işim var gelemem demeyin adam yarın demek istemiştir. Bizim bildiğimiz sabah Azerbaycan dilinde seherdir. Öğle ise günorta demektir.

Aynı kelimelerin farklı anlamlarda kullanılması çok sık rastlanan bir durumdur. Biraz örnek verecek olursam ; azericede götürmek almak, düşmek inmek, kalkmak artmak veya çıkmak, saklamak durmak, yıkılmak düşmek anlamına gelir. Mesela bir taksiciye burada durun ineceğim demek için burda sahlayın düşecem demeniz gerekir. Tabiiki bunu türkçe söylerseniz de anlayacaktır. Aşağıda bunlar gibi kelimeleri ve ilk geldiğinizde işinize yarayacak sözlerden örnekler vereceğim. (İlk kelime azerice, ikincisi türkçe karşılığıdır.)

Götürmek – almak

Düşmek – inmek

Kalkmak – artmak veya çıkmak (qiymetler kalktı – fiyatlar arttı veya niçenci mertebeye kalkırsan – kaçıncı kata çıkıyorsun)

Yıkılmak – düşmek

Sahlamak – durmak veya parketmek

Sümük – kemik (bir restoranda size et sümüklü olsun mu diye sorabilirler veya sümük tabağı verebilirler)

Istakan – bardak

Çengel – çatal

Qab – tencere

Mertebe – kat

Hanısı – hangi

Niçe – kaç, kaça

Çörek – ekmek

Qatık – yoğurt

Şüşe – cam

Bağlamak – kapatmak

Zeng vurmak, zeng eylemek – aramak (telefonla)

Süzmek – koymak (çay süzüm diye sorarlar mesela)

Çakır – şarap

Pive – bira

Balaca – küçük

Sok – meyve suyu

Stol – masa

Stul – sandalye

Yandırmak – açmak, yakmak (televizoru yandır derler mesela aç demezler)

Söndürmek – kapatmak, söndürmek (motoru söndür derler kapat veya durdur demezler)

Şkaf – dolap

Kağız – kağıt

Mal – dana (mal eti derler)

Toyuq – tavuk

Kend – köy

Canavar – kurt (radyoda duydum bilmemne kendine canavarlar dadandı diyordu. Yani köye kurtlar dadandı)

Familya – soyad

Pamidor – domates

Kartof – patates

Badımcan – patlıcan

~ tarafından gezginmuhendis Kasım 6, 2014.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: